25 Haziran 2010
TÜRKİSTAN SATRANCI
7 Nisan'dan itibaren gelişen hadiseler, Kırgızistan'ın iç dinamiklerinden mi kaynaklanmaktadır yoksa Türkistan'da oynanmak istenen büyük siyasi satrancın tabiî neticesi midir?
7 Nisan'ı takiben Kazakistan ve Özbekistan, adeta Kırgısiztan'ı ablukaya alarak neden ambargo uyguladı ve uygulamakta?
Rusya, hadiselerde, “bizim hiçbir dahlimiz yok!” açıklamasını yaparken, neden 7 Nisan'dan önce Kırgısiztan'a ambargo uyguluyordu? Şu ân ise, 7 Nisan'dan sonra kurulan geçici hükümete neden her türlü yardımı yapıyor?
Son yaşanan Güney Kırgızistan hadiselerinde Özbekistan, sert açıklamalar yapmak ve hadiselere müdahale etmek yerine neden Kırgızistan'daki geçici hükümete destek verdi? Neden, neden?
Bu soruları çoğaltmadan, biz, yaşanan hadiseler vesilesiyle, kısaca kendi yorumumuzu ifade edelim.
Kırgızistan'daki Amerikan askerî üssünden Ruslar çok rahatsız. Ama çok az kişi bilir ki, Bakiyev zamanında Ruslar, Kırgız barajlarının kontrolünü çok istiyorlardı. Bakıyev ise, barajlar üzerinde yabancı kontrolü istemediğinden dolayı Rusların bu talebini kabul etmedi. Şimdi ise Ruslar hemen hemen bu hedeflerine ulaşmış gibiler.
Yaklaşık altı ay önce, Ali Osman Bey'le Tacikistan'daki Tursunzade şehrini ve Tacik-Özbek gerginliğini inceliyor, tartışıyorduk. Tacik yönetimi, Tursunzade şehrinde (ki bu şehrin % 70'i Özbeklerden oluşur) Özbekçeyi yasakladı ve o şehirden Özbekleri göçe zorlamaya başladı. Bugüne kadar da Özbeklerin çoğu Tursunzade şehrinden göç ettiler. Özbekistan ise, senelerdir abluka altında tuttuğu Tackistan'a ambargo uygulamakta. Bu minval üzere devam ederken Ali Osman Bey demişti ki: “O zaman Tacik-Özbek ilişkilerini bilmeden ve hesap etmeden bölge hakında sağlıklı bir analiz yapmak ve siyaset üeretmek mümkün değil.” Tabi bunu söylerken İran'ın Tacikistan üzerindeki etkisini de ifade etmeyi ihmal etmedi.
Güney Kırgızistan'da yaşanan son olaylar bu görüşün haklı olduğunu gösterdi.
Tacikistan Devlet Başkanı İmam Ali Rahman, geçen sene bir açıklama yapmıştı; “Semerkand ve Buhara bizim olacak” diye. Uzmanlar bilirler ki, Tacikistan'da Şiîlik, her geçen gün biraz daha güçlenmektedir. İmam Ali Rahman'ın çevresi, O'na, “Emir-ül Mü'minin” demektedirler. Tacikistan'ın resmi dili Farsça ve Tacikistan'da azımsanmayacak sayıda Şiî Tacik nüfüsü mevcut. Bu iki önemli özellikle birlikte, Tacikistan, siyasî sebeplerden dolayı da bölgede İran'ın partneri konumunda. Burada İran'ın siyasî stratejisini görüyoruz. Çünkü, Şiîleşmiş bir Tacikistan, Semarkand ve Buhara'yı ele geçirirse (Buhara ve Semerkand'ın yer aldığı bölgede yaşayan nüfusun yarısı Taciklerden oluşmakta) Ehl-i Sünnet'in Orta Asya'daki iki merkezi olan Semerkand ve Buhara Şia'nın elime geçecek demektir. Bunun neticesi olarak da Orta Asya'da Ehl-i Sünnet daha çabuk Şiîleşecek. Bunun dışında İran'la Tacikistan, coğrafi olarak birbirine daha yakın olacak. Tacikistan'da bol miktarda bulunan Uranyum rezervi İran'ın kontrolüne geçecek. Orta Asya'da stratejik öneme haiz Tacik barajları da İran'ın kontrolüne geçecek.
Güney Kırgızistan'daki Kırgız-Özbek çatışmasında hem Özbekleri, hem de Kırgızları vuran snaypırlar yakalandı. Bunların hepsi Tacik asıllı. Kırgızistan'ın geçici hükümeti ise, “onları Bakıyev kiraladı” diyerek Bakıyev'i suçluyor. Tabi bu iddia yaklaşan seçimler doayısıyla geçici hükümetin işine gelmekte. Özbek yönetimi, bu pravakatör snaypırların Tacik istihbaratı tarafından yollandığını bildiğinden dolayı olaylara müdahil olmadığı gibi sert açıklamalarda da bulunmadı.
Netice itibariyle bir Özbekistan-Kırgızistan savaşının arkasından Tacikistan-Özbekistan savaşı gelecek demektir. Bu durumda NATO askerleri Afganistan'da zor durumda kalacak ve bir çekilme durumunda da sadece İran'ı çıkış yolu olarak kullanabilecekler. Diğer taraftan büyük bir ihtimalle Rus askeri Güney Kırgızistan'a yerleşecek. Bu da Özbekistan rejimini çok rahatsız eden bir durum. Özbek yönetimi bundan dolayı tekrar Batı'ya yönelecek. Bu da Amerika'nın işine yarar.
ABD, Rusya-İran-Fergana Vadisi ve Güney Kırgızistan’la meşgul olurken, Çin ise 2009 yılında devreye giren İran-Özbekistan-Türkmenistan-Kazakistan-Çin doğalgaz boru hattının tüm kapasitesini kullanacak.
Abdibâkî Dilmurat Yvasev



